LEGO Harley Davidson Fat Boy Seti (10269)

LEGO Harley Davidson Fat Boy
“Beni çocukluğuma döndürdüğün için çok teşekkür ederim.”

Bir süre önce bir motosiklet kulübüyle tanıştım. Zaman zaman “Asarız, keseriz!” deseler de genel olarak hepsi iyi çocuklar. Gençken yaşadığım maceraları (!) duyunca, beni de aralarına almaya karar verdiler. Eh, bildiğiniz gibi, yaşla beraber bilgelik de geliyor. Dolayısıyla kulübe başkan seçecekleri zaman, bana danıştılar, ne yapsak, nasıl yapsak da bu adamın iyi bir başkan olup olmayacağını anlasak diye. İlk sorduğum soru “Arkadaş LEGOsever mi?” oldu. Hayır dediler. “O zaman” dedim “şu seti alın, koyun önüne. Eğer bu ileri düzey LEGO Harley Davidson Fat Boy setini yapabiliyorsa, kulübe başkan olmaya hak kazanır.”

Bu işin şakası tabii. Her ne kadar seti yapan arkadaş bir motosiklet kulübünün başkanı olsa da, bunun gerçekleşmesinin ne benimle bir alakası var, ne de bu setle. Benim merak ettiğim, LEGOsever olmayan birisinin bu ileri düzey seti yaparken ne düşüneceği, ne hissedeceğiydi. Dolayısıyla bir sürpriz yapıp seti aldım, ve (zavallı) adamcağıza yaptırdım. Niye mi zavallı? En son 35 yıl önce LEGO oyuncaklarıyla oynamış da ondan! Biz LEGOseverler bile “ileri düzey” etiketini görünce şöyle bir duraksıyoruz, bir de onu düşünün. Neyse, lafı uzatmayayım, bakalım LEGO Harley Davidson Fat Boy seti arkadaşa neler düşündürmüş…

Kutuyu açmak için maket bıçağı yeterli olurdu aslında…
Bize LEGO oyuncakları ile olan geçmişinden bahseder misin?

6-7 yaşındayken oynadığımı hatırlıyorum. Ondan sonra ise hiç oynamadım. Bu kadar zaman sonra fark ediyorum ki setler gerçekten çok gelişmiş.

Peki ya motosiklet geçmişin?

29 yıldır motosiklet sürüyorum. Günlük kullanımlar dışında, Harley Davidson’a çok fazla binmedim, yani sahip olup da aylarca kullanmışlığım yok. Daha çok 4 silindirli yarış motosikletleri kulandım. Çocukluğumu MX motorlar üzerine geçirdim. Günlük hayatımda da hâlâ kullanmaya devam ediyorum. Senin de bildiğin gibi, bir motosiklet kulübünün başkanıyım.

LEGO Harley Davidson Fat Boy
“Ne demek İngiliz anahtarı kullanamazsın? Motor değil mi bu?”
LEGO Harley Davidson Fat Boy modelinin ne kadar gerçekçi olduğunu düşünüyorsun?

Motorun işleyişi, pistonların çalışması, özellikle bunun bir LEGO seti olduğu göz önünde bulundurulursa gerçeğe gayet yakın. Pistonların çalışmasının dışardan gözükmemesi beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Eğer pistonu çevreleyen parçalar şeffaf olsaymış çok daha şık gözükürmüş. Ama bu haliyle bile güzel.

Harley Davidson’a benzerliği… dış hatlarıyla %90. Ama tabii LEGO parçalarının keskin hatları yüzünden Fat Boy’un yumuşak hatları kaybolmuş, biraz takoz gibi bir şey olmuş. Bunu kesinlikle seti kötülemek için söylemiyorum. Profesyonel maketlerin parçaları onlara özel üretildiği için gerçeğe daha yakın oluyor, ama LEGO parçalarından oluştuğu göz önünde bulundurulursa, bu model de çok güzel.

Yapması zor muydu peki?

Valla bana çok zor gelmedi. Üzerindeki 16 yaş üstü yazısı biraz abartı, yapım talimatları olduğu sürece 12-13 yaşındaki bir çocuk bile yapabilir bence. Tabii çok fazla parça olduğu için yapımı biraz uzun sürüyor, o ayrı.

“Bana bak sen bunu beni test etmek için yapmıyosun di mi? Hani ‘Bakın bu gerizekalı bile yapabiliyo’ gibilerinden??!”
2 saatte bitiririm dedin, 8 saat sürdü. Bu konuda ne söyleyeceksin?

Ne söyleyebilirim ki? Kendime biraz fazla güvenmişim :)

Modelle ilgili genel olarak ne düşünüyorsun?

Öncelikle eksik parça çıkması çok büyük bir hayal kırıklığıydı. Duyduğuma göre setlerde eksik parça olması çok sık rastlanan bir şey değilmiş. Bunun hediye olarak alınan bir sette olması şaka gibi. Müşteri Hizmetleri’ne ulaşmak o kadar zor oldu ki, bir an “Tamam” dedim “buraya kadarmış”. Neyse ki, ulaştığımda çok yardımcı oldular, ve eksik parçalar da çok hızlı bir şekilde geldi.

Modeli yaparken çok keyif aldım. Yer yer zor olsa da, genel olarak kolaydı. Motor bloğunu yaparken ilk başta bir şeye benzetememiştim ama bitmiş hali çok güzel gözüküyor. Dediğim gibi, keşke şeffaf olsaydı, ve piston başlıkları da sanki ısınmış gibi kırmızı olsaydı, o zaman bütün bu mekanizmayı yapmak daha anlamlı olurdu. Bu haliyle de iyi, ama öteki türlü mükemmel olurdu.

LEGO Harley Davidson Fat Boy
“Boyundan büyük işe girişmiş. Evet, benim şu anki halimi çok güzel temsil ediyor.”

Çıkartmalar da hoşuma gitti. Gerçekçilik hissi versin diye yapıştırmayı bize bırakmışlar. Baskı olsaymış belki daha güzel olurmuş, ama böyle de iyi.

Egzozlar ve radyatör güzel. V motor olması da öyle, ama zaten Fat Boy’un özelliği o. Ayaklıklar geniş, rahat. Motorun iki tarafta da ayaklıklara dayanması da iyi, devrilme riski yok. Sanki birazdan binip gidecekmişim gibi oldu ama, bu kadar uğraştıktan sonra insan gerçekten öyle hissediyor.

En iyi yanı da, çok fazla hareketli parça olması. Adeta insanı oynamaya davet ediyor, kendini tutamıyorsun.

“Biraz bişeye benzedi. Zincirine hasta oldum ama. Sanki birazcık takılıyo mu? Acaba ben mi bi hata yaptım? Ama şaseyi doğru oturtturduk, onda bi hata olamaz. Harley Davidson’ın servisine bi götürsek acaba ne kadar ister?”
Değişiklik ya da ekleme yapabilseydin, ne yapardın?

Birkaç detay eklerdim, arka koltuğa bir sırt dayama yeri (sissy bar), ya da yan çantalar gibi. Koltuk deri kaplanabilir (güler). Fara küçük bir led ampul takılabilir. Ön çamurluğun ya da farın üzerine bir kurukafa koyulabilir. Takometreyi de değiştirirdim. Bence düz olsaydı daha iyi gözükürdü.

Bana sorarsan, buradaki en büyük eksiklik sürücü. Ölçeğine uygun bir figür olabilirdi, nitekim benzer LEGO figürleri var. Bu dünyada hiçbir aracın kullanıcısı olmadan bir anlamı olmuyor. Motor güzel, ama sürücüsü olmadığı için eksik.

LEGO Harley Davidson Fat Boy
– Yeni başlayanlar için LEGO! İlk setimi yapıyorum! – Süper! Neyle başladın? – Harley Davidson Fat Boy. – Arkadaşım sen bu işi çoook yanlış anlamışsın…

 

Evet, bunlar LEGOsever olmayan birinin LEGO Harley Davidson Fat Boy setini yaptıktan sonraki düşünceleri. Ama hikaye burada bitiyor mu? Tabii ki hayır. Sonuçta set yapılırken ortamda bir de LEGOsever vardı, ve 8 saat boyunca gözlem yaptı. Bir de onlara bakalım.

Bir LEGOseverin Gözlemleri

Bu kadar karmaşık bir modeli ilk kez yaptığı düşünülürse, bence 8 saatte bitmiş olması büyük bir başarı. Beni en çok dehşete düşüren şey, hepimizin itinayla nefret ettiği o çıkartmaları kolaylıkla yapıştırmasıydı. Kıskanmadım desem yalan olur.

LEGO dünyasına alışkın insanlar olarak, pek çok parçanın adını biliyoruz. En azından 2’ye 2 köşe tuğlası gibilerinden kolay parçaları. Bu dünyadan olmayan biri, onlara yeni isimler veriyor, parlak kare, ince dikdörtgen, uzun boru parçası, ya da çatımsı parça gibi. Bizim bile bilemeyeceğimiz türden parçalara ise kısaca “çipeto” deyip geçiyor. O bir yandan modeli yaparken benim kaç tane “çipeto” aradığımı siz düşünün!!

“Çipeto” ararken

Seti ilk gördüğünde, en fazla yarım günde bitiririm dedi. Ne de olsa daha önce bundan çok daha karmaşık modeller yapmıştı (LEGO olmayan). Bir süre sonra yarım gün birkaç saate döndü, sonra da iki saate. İşin komik yanı, iki saat ilk torbayı bitirmek için bile yeterli olmadı. Ama asla bir erkeğin özgüvenini sorgulamamak lazım, değil mi?

Set yapılırken olan diyaloglar da eğlenceliydi. Yerine oturmayan parça mı istersiniz (yanlış olunca oturmuyor tabii), parçayı bulamayınca söylenen “Yine eksik parça var”lar mı. Ayrıca gördüm ki, karmaşık bir model yaparken modelle bir ben kavga etmiyormuşum.

Seti yaptığımı hayal edip kendimi onunla karşılaştırdım. Ben birleşmelere bakardım, yapım tekniklerine, ve daha önce görmediğim parçalara. O ise bir motorun bütün parçalarını avucunun içi gibi bildiği için modeli yaptıkça gerçeğiyle kıyasladı. O, modelin bütününe bakıyordu, bense detaylara.

İtiraf etmek gerekirse, bizim dünyamıza yabancı olan birinin bu seti yapmasını izlemek en az seti yapmak kadar keyifli. Modeli bitirdiği zaman yüzünde oluşan ifade ise paha biçilemez.

LEGO Harley Davidson Fat Boy
Sol: Görev tamamlandı! Sağ: Ben de istiyorum!

Son bir şey daha. Yapım aşamasının büyük bir kısmını videoya çekmiştim. Hızlandırılmış yapım videosuyla “Nasıl bir şeye bulaştım böyle?!” karışımı bir şey. İlk kez bu kadar uzun süreli bir video çektiğim için umarım kameranın zaman zaman titremesini mazur görürsünüz.

 

Not: Yazının İngilizcesine buradan ulaşabilirsiniz.

Not 2: Fotoğraflar ve video, set ilk yapıldığında ve yazı ilk yazıldığında çekildi, yani Ekim 2019’da. Seti yapan arkadaşta o zamandan beri bazı değişiklikler olmuş olabilir. Bu değişikliklerden blogumuz sorumlu değildir. Yoksa sorumlu mudur? Yok canım, değildir herhalde…

Bir yanıt yazın

Back to Top