LEGO Evi’ndeki LEGO 40505 Building Systems Tanıtım Etkinliği

Merhaba LEGO Evi!!

Resmî bir LEGO setinin duyurulduğu etkinliğe katılmak, hele de Billund’daki LEGO Evi’nde, 2024’te deneyimlemeyi düşündüğüm bir şey değildi. Buna rağmen, yeni yıla girmemizin iki ay arkasından tam da bunu yaptım. Benim için fantastik bir deneyimdi.

Tıpkı kendimi içinde bulduğum çoğu macerada olduğu gibi, doğrudan eyleme geçtim. İrlanda’da uyanmamla Danimarka’daki LEGO Evi’nde kendimi bulmam 14 saatlik bir yolculuk sonunda oldu. Uçağım indikten 40 dakika sonra LEGO Evi’nin kapısının önünde duruyordum, ve partiye hazırdım.

Ana etkinliğin olduğu yere gitmeden önce, LEGO Evi’ndeki LEGO mağazasında biraz vakit geçirdim. Oraya dördüncü gidişimdi, ve çalışanların bazıları beni artık tanıyordu. Bir önceki gelişimden bu zamana neler olduğu üzerine biraz sohbet ettik. Bu, LEGO Evi ziyaretlerimin kesinlikle beklemediğim bir sonucuydu, ama artık bir sonraki gidişimde keyifle yapacağım bir şey olacak.

Mağazadan çıkıp, zemin katta etkinliğin olduğu yere gittim. İçeri girmek için uzun bir sıra vardı, ve katılım biletlerinin hepsi satılmıştı. Şaşılacak bir şey yok, değil mi? En arkadaki sırada yerimi aldım, karşımdaki büyük ekranı rahatça görebiliyordum. Etrafımda 200 LEGOsever vardı, ve çoğu da benim gibi Danimarka’nın dışından gelmişti. Bana sorarsanız, LEGOseverlerin bu bağlılıkları gerçekten muhteşem.

Havada inanılmaz bir heyecan vardı, her ne kadar set resmî etkinlikten önce LEGO Grubu tarafından duyurulmuş olsa da. Ne çıkacağını biliyordum, ama yine de çok heyecanlıydım.

Sunum ve sonrası

Sunum, LEGO Şirketinin tarihçisi Kristian Reimer Hauge, LEGO Evi Master Builder Stuart Harris ve LEGO Üst Düzey Tasarımcı Markus Rollbühler’in konuşmalarıyla başladı. Set, üzerinde “?” olan büyük bir siyah kutunun altında duruyordu. Kutunun ön yüzü de LEGO parçalarından yapılmıştı. Stuart kutuyu açtığında izleyenler alkışlamaya başladı. Tıpkı benim gibi, ne çıkacağını bilmek orada olan diğer insanların da heyecanını şu kadarcık etkilememişti.

Set ortaya çıktıktan sonra, Kristian, Markus ve Stuart ayrı ama birbiriyle koordineli sunumlar vermeye başladılar. Setin başlangıç aşamasından, sunuma kadar olan süreçle ilgili detaylı bilgi verdiler. Benim için, bunun gibi bir LEGO setinin nasıl tasarlandığını duymak çok ilginçti. Bunu tasarımcıların kendilerinden duymak ise paha biçilemez. Daha da ilginci, setin konsept tasarımlarını görmek ve “ne olabilirdi” sorusuna yanıt almaktı. Böyle şeyler daha fazla olmalı. Kendimi bildim bileli, sadece bitmiş ürünle değil, o noktaya gelene kadar olan tasarım süreciyle de ilgilenmişimdir.

Setin son haline gelmeden önceki aşamalarından biri

Set, LEGO Grubunun “oyun sistemi” (system of play) düşüncesini öne çıkaran bir set. LEGO tarihindeki üç ana inşa sistemini (DUPLO, System ve Technic) ve LEGO Evi Tarih Koleksiyonunu öne çıkarıyor. İlk bakışta, sanki üç klasik LEGO setine gönderme yapıyormuş gibi gözüküyor. DUPLO tren, Şehir Planı ve Araba Şasesi. İlk bakışta belli olmayan yanı ise, gri duvarın arkasında olan ONDOKUZ mikro model. Bu modeller de klasik DUPLO, System ve Technic setlerini temsil ediyor. İlginç bir şekilde, mikro model rafının en sonunda boş bir bölüm var. Seti alan kişinin kendi kişisel favori LEGO setini mikro ölçekte yapıp, sergilemesi için düşünülmüş.

DUPLO, System ve Technic parçalar

Şamata gürültü derken sunum bitti, ve soru-cevap seansı başladı. Katılımcılar, setin tasarımcısı olan Markus ve Stuart’a sorular sordular. Bunlardan bir tanesi, birkaç kez soruldu. Belki sizin de aklınıza gelebilecek bir soru:

Arka duvarın rengi neden gri?

Bu, benim de cevabını duymayı merakla beklediğim bir soruydu. Kabul etmeliyim ki, cevabı setin estetiğini beğenip beğenmememde büyük rol oynayacaktı.

Cevap?

Bu aslında bizim tarih koleksiyonumuzla ilgili. Eğer tarih koleksiyonumuzu ziyaret ederseniz, göreceğiniz duvar bu. Koleksiyonun arkasında koyu gri bir duvar var, üzerinde de altın renkli tuğlalar. Yani aradaki bağlantı bu oluyor.

Eh, mantıklı geliyor aslında, değil mi? Her LEGO Evi’ne gidişimde tarih koleksiyonunu ziyaret etmiş olmama rağmen, böyle bir bağlantı kurmamıştım. Setteki üç ana modelin bu duvarda sergilendiğini öğrendiğinizde, daha da mantıklı oluyor.

LEGO Evi Tarih Koleksiyonu Bölümü

Soru-cevap seansında ortaya çıkan başka bir ilginç bilgi ise, sunumdan bir gün önce (28 Şubat 2024 günü), 2025 LEGO Evi özel setinin tasarım sürecinin bitmiş olmasıydı! Tasarımcıların ne kadar ileriyi düşündüğünü görmek gerçekten muhteşem. 2024 setinin tanıtımından önce, 2025 setinin tasarımı bitmiş. Vay be!

Tasarımcılarla sohbet

Birkaç başka soru da cevaplandıktan sonra, sunum bitti. Kristian, Markus ve Stuart sunumları için getirdikleri konsept modellerini gösterdiler, bir yandan da LEGO tarihiyle ilgili başka ilginç örneklerden bahsettiler. Bunların arasında eski “mikro tuğlalar”, ya da MODULEX parçaları vardı – ki bunları gerçek hayatta hiç görmemiştim. Ayrıca, 40505 setindeki üç ana modelin ilham kaynağı olan setleri de gösterdiler (aslında dört sayılır, çünkü DUPLO treni bir değil iki trenden ilham alınarak tasarlanmış).

DUPLO Treninin tekerlekleri son halini almadan önce farklı aşamalardan geçmiş

İzleyicilere bir de özel duyuruları vardı. 4000026 Yaratıcılık Ağacı seti, etkinlik için LEGO Evi’ndeki mağazaya gelmişti. Aralık 2019’da emekliye ayrılan bu seti tekrar satın alabilme şansı, topluluğu çok heyecanlandırdı. Bense, biraz bekleyip Kristian ve Markus’la sohbet etmeyi ve fotoğraf çekmeyi tercih ettim. Özellikle Kristian ile konuşmayı çok istiyordum. Aklımda birkaç aydır olan LEGO tarihiyle ilgili soruları sormak için ondan daha iyisi olabilir miydi?

Hem Markus, hem de Stuart tarafından imzalı 40505 setinin bir kopyası, etkinlik bileti fiyatına dahildi. Etkinliğin sonunda setimi alıp, tasarımcılarla tanışmak için LEGO Meydanı’na gittim. Her ne kadar Markus’la tanıştıysam da, Stuart’la tanışmamıştım. Bana sıra geldiğinde onlarla ayak üstü biraz sohbet ettim, ve ikisine de – artık iyice dolmuş olan – LEGO pasaportumu imzalattım. Stuart’la fotoğraf çektirmeyi unuttum, ama bu da bir sonraki sefer için bir bahane olacak!

Sol: Tasarımcı Markus Rollbühler ile bir fotoğraf. Sağ: Tarihçi Kristian Reimer Hauge ile bir fotoğraf.

LEGO Evi’ndeki mağaza, istekli LEGOseverlerle doluydu. İrlanda’ya dönmeden önce tekrar mağazaya uğrayacağımı bildiğimden, orada durup alışveriş yapmadım. Bu, herhangi bir sorun teşkil etmiyordu. LEGO Evi’ne gelmiştim ve istediğim herşeyle – hatta daha fazlasıyla – çıkıyordum.

Etkinlik biletinin fiyatı 950 DKK (127 EUR, 4.440 TL) idi. Bu fiyata, sunum, LEGO ekibiyle tanışma, kapanıştan sonra LEGO mağazasından alışveriş yapma, ve satış fiyatı 699 DK (94 EUR, 3.267 TL) olan setin imzalı bir kopyası da dahil. Yani sadece etkinliğe katılmak 251 DKK (34 EUR, 1.173 TL) oluyor. Etkinlikten önce ve sonra hafif içecekler de var. Değer mi? KESİNLİKLE!

İmzalı setimizi de aldık!!

Gerçekten muhteşem bir etkinlikti, ve umarım bu etkinliği düzenleyenler ilerde başka etkinlikler de yaparlar. Eğer elimde olsa, yarın tekrar giderim.

Görüşürüz LEGO Evi!

Tüm LEGO Evi özel setleri bir arada!!

 

Şimdiye kadar çıkan bütün LEGO Evi özel setleri yazımızı okudunuz mu? O da burada :)

Bir yanıt yazın

Back to Top